8 Haziran 2015 Pazartesi



SİNOP-SAMSUN  TEHLİKE  ÇEMBERİ

DR.CEM ŞAHAN

Elektrikler kesildi..

Bir  açıldı.

Sinop Nükleer  Santrallerimiz oldu..

Gelecek dönemin  ve  gelecek  200  yılın en büyük  tehlikesi  yanı başımıza  Nükleer  Santral  olarak Sinop’  kondurulacak.

Politika neyse, seçimde  bu da  oylanmalıdır.

Bakın  bu  kentin  en  düzgün, en  bilimsel çalışan  odası  EMO ne diyor?

Sinop`ta nükleer santral kurulumuna neden karşıyız?

1-Sinop Nükleer Santralı`nın yapılması ile radyasyon riski olan ve bir kaza durumunda, Çernobil`de ve Fukuşima`da olduğu gibi telafisi olanaksız zararlara yol açacak bir santral yapılmak istenmektedir.

2-Anlaşmaya göre Sinop Nükleer Santralı`ndan elde edilecek elektrik enerjisinin tamamını Devlet 20 yıl boyunca kilovat saati (kWh) yakıt hariç 10.83 sent bedelle almayı kabul etmiş olacaktır. 1 sent de yakıt bedeli eklendiğinde fiyat 11.83 sent olmaktadır. Bugünkü 2.60 TL`lik kur üzerinden bu fiyat 30.7 kuruşla, TETAŞ`ın son yayımladığı 2013 Yılı Faaliyet Raporu`ndaki 17.27 kuruşluk ortalama elektrik alış bedelinden yüzde 78 daha fazladır. Yani bu enerji pahalıdır, yurttaşların faturasının kabarmasına yol açacaktır.

3-Türkiye bu yasa ile kurulacak 4 bin 480 megavatlık nükleer santrala alım garantisi vereceği yüzde 92 kapasite faktörüyle yılda 8 bin saat çalışsa 20 yılda üreteceği 717 milyar kilovat saat elektrik enerjisine 85 milyar dolar bedel ödeyecektir. Ayrıca kurulacak şirkette yüzde 49 pay sahibi olacak olması nedeniyle 22 milyar dolarlık yatırım tutarının 11 milyar dolarlık kısmında yükün Türkiye Devleti`nde olacağı anlaşılmaktadır. Bu rakamların Türkiye`ye getireceği yük, dış açığın artmasına neden olacaktır. Fiyatı bile dolar kuruna bağlı olan bir enerji üretimiyle ülkemizin arz güvenliğinin sağlanması, elektrik üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması ve yurttaşlara ucuz elektrik sunulması mümkün değildir.

4-TEİAŞ`ın son kapasite projeksiyon raporundaki veriler ve inşa halindeki santrallara ilişkin EPDK verilerine göre, Sinop Nükleer Santralı`nın devreye gireceği yıllarda elektrik ihtiyacı 415 milyar kwh, Türkiye`de üretilecek elektrik enerjisi 513 milyar kwh`dir. Yani nükleer santrallar olmaksızın o yıllarda ihtiyaçtan 100 milyar daha fazla elektrik üretebilme olanağı vardır. Bu anlamda Sinop`ta nükleer santral kurulması gereksizdir.

5-Sinop Nükleer Santralı`nın yakıtı Fransa ve Japonya`dan gelecektir. Türkiye`de nükleer yakıt tesisi yoktur. Türkiye`deki uranyum kaynakları nükleer santral yakıtı olarak kullanılamaz; işlenmesi gerekir. Türkiye`de böyle bir tesis ve teknoloji de yoktur. Uluslararası imza attığı anlaşmalara göre böyle bir tesisin de yakın zamanda kurulma ihtimali yoktur. Dolayısı ile Sinop Nükleer Santralı elektrik enerjisinde dışa bağımlılığımızı arttıracaktır.

6-Nükleer santrallarda oluşan atıklar dünyanın başına giderilmesi çok zor olan bir dert açmıştır. Bu sorunu çözmüş olan ülke yoktur. Atıklar arttıkça sorun daha da büyümektedir. Sinop Nükleer Santralı Türkiye`yi de bu sorunlu ülkeler arasına katacaktır.

7-Sinop Nükleer Santralı`nın yapılması yenilenebilir enerji kaynaklarının değerlendirilmesi önünde engeldir. Temiz enerjiye engel olmaktadır. Şöyle ki bu santralların yapılması ile oluşacak fazla enerji kapasitesi nükleer santrallara alım garantisi verilmiş olduğundan yenilenebilir kaynakların geliştirilmesine engel olacaktır. Diğer yandan ülke kaynakları yenilenebilir enerjinin teşviki için değil, nükleer enerjinin satın alınmasıyla yurtdışına aktarılarak harcanacaktır.

8-Türkiye`de bir kişiye iş sağlamak için gerekli yatırım sektörlere göre değişmekle beraber, 2014 yılı için yapılan çalışmaya göre en yüksek rakam olan 600 bin TL`yi dikkate alalım. Bu durumda 22 milyar dolara mal olacağı tahmin edilen Sinop Nükleer Santralı ile 90 bin kişiye iş olanağı sağlanması gerekir. Halbuki Sinop Nükleer Santralı`nda bir kısmı yabancı uzman olmak üzere en fazla 1000-1200 kişiye iş imkanı sağlanabilir. Yani harcanan yatırım tutarıyla ortalama istihdam yaratma rakamının çok çok altında kalacak bir projedir.

 

26 Nisan 1986 yılında yaşanan Çernobil Faciası`nın menşeini oluşturan Rus teknolojisi ile Akkuyu`da nükleer rulet oynanırken, bu faciadan ülkemizin en çok etkilenen bölgesi olan Karadeniz`de de Fukuşima Nükleer Felaketi`nin menşei olan Japonya ile anlaşma yaparak nükleer harakiri yapılmak istenmektedir.

……………..

Siyaset-Bürokrat-sermaye  üçgeninde  bir  ülkenin/kentin geleceği kararlatılıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder